Kategori: Bölge Haberleri

  • Doç. Dr. Yılmaz: AB göç politikalarında ikiyüzlülük sergiliyor

    Doç. Dr. Yılmaz: AB göç politikalarında ikiyüzlülük sergiliyor

    Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Eren Alper Yılmaz, Ukrayna savaşında milyonlarca Ukraynalıyı kabul eden Avrupa Birliği ülkelerinin Suriyelilere kapılarını kapatarak göç politikalarında ciddi bir ikiyüzlülük sergilediğini söyledi.

    WTJ (Dünya Türk Yazarlar Birliği) ile TİNGADER (Tüm İnternet Gazeteciliği ve Gazeteciler Derneği) tarafından düzenlenen online konferansta, son yıllarda dünya genelinde hızla yükselen sağ ve aşırı sağ hareketler, göçmen karşıtlığı, İslamofobi, Avrupa ve ABD’nin göç politikaları ile Türkiye’nin bu süreçteki konumu kapsamlı biçimde ele alındı.

    Konferansa, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Eren Alper Yılmaz konuk konuşmacı olarak katılırken, moderatörlüğü Müslüm Aktürk üstlendi. Etkinlik, akademisyenler, gazeteciler, sivil toplum temsilcileri ve çok sayıda katılımcının yoğun ilgisiyle gerçekleşti.

    “MİLLİYETÇİ SÖYLEMLERİN YÜKSELİŞİ TESADÜF DEĞİL”

    Konferansın açılış konuşmasını yapan Moderatör Müslüm Aktürk, son yıllarda birçok ülkede milliyetçi ve aşırı sağ söylemlerin neden güç kazandığını gündeme taşıdı. Aktürk, sağ ile aşırı sağ arasındaki farkın zamanla ırkçılığa evrilip evrilmediğini sorarak, bu yükselişin ekonomik kaygılardan mı yoksa güvenlik endişelerinden mi kaynaklandığını tartışmaya açtı.

    Bu sorular üzerine söz alan Doç. Dr. Eren Alper Yılmaz, aşırı sağın yükselişinin tek bir nedene bağlanamayacağını belirterek şu değerlendirmede bulundu:

    “Sorulan soruların tamamı bu yükselişin nedenleri arasında sayılabilir. Ekonomik kaygılar, güvenlik endişeleri, işsizlik korkusu ve siyasal popülizm iç içe geçmiş durumdadır. Ancak son yıllarda bu süreci en çok besleyen faktörlerden biri göçmenler meselesidir.”

    Yılmaz, aşırı sağ hareketlerin toplumu ortak tarih, ortak kültür ve tek kimlik etrafında homojen bir yapı olarak kurguladığını, bu yapının dışında kalan göçmenleri ise uyumsuzluk ve tehdit unsuru olarak sunduğunu vurguladı.

    GÖÇMENLER ÜZERİNDEN İNŞA EDİLEN KORKU SİYASETİ

    Aşırı sağ partilerin göç olgusunu yalnızca demografik bir mesele olarak ele almadığını belirten Yılmaz, göçmenlerin özellikle işsizlik, suç, terör ve kültürel yozlaşma ile ilişkilendirilerek sistematik biçimde kriminalize edildiğini ifade etti.

    “Göç, aşırı sağ tarafından bilinçli şekilde güvenlikleştiriliyor. Yerel toplumlara, ‘işinizi elinizden alacaklar, kültürünüzü bozacaklar, güvenliğinizi tehdit edecekler’ algısı pompalanıyor. Bu da korku siyaseti üzerinden oy devşirmeyi mümkün kılıyor.”

    Bu söylemin özellikle 11 Eylül 2001 saldırıları sonrasında Batı dünyasında hız kazandığını belirten Yılmaz, İslamofobinin bu süreçte temel belirleyici unsur haline geldiğini söyledi.

    “Londra, Paris, Madrid ve Brüksel gibi Avrupa’nın merkez şehirlerinde yaşanan terör saldırıları sonrası, Müslümanlara yönelik kolektif bir suçlama dili oluştu. Yaşanan her olumsuz olayın faturası İslam dünyasına kesildi.”

    AVRUPA’DA AŞIRI SAĞ PARTİLERİN YÜKSELİŞİ

    Konferansta Avrupa’daki somut örneklere de değinildi. Yılmaz, Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Almanya’da AFD, Fransa’da National Front ve İtalya’da İtalya’nın Kardeşleri Partisi gibi yapıların son yıllarda ciddi oy artışları yakaladığını vurguladı.

    Özellikle Almanya’da AFD (Almanya için Alternatif) partisinin neonazi söylemlerle siyaset yaptığını belirten Yılmaz, Almanya’nın yaklaşık 22 milyon göçmene ev sahipliği yapan bir göç ülkesi olmasına rağmen, göçmen karşıtlığının hızla arttığını ifade etti.

    “AFD artık marjinal bir parti değil. Parlamentoya giren, politika belirleyen ve toplumsal iklimi zehirleyen bir aktör haline geldi. Uzun yıllardır Almanya’da yaşayan Türklere tek yönlü uçak bileti gönderilmesi, bu zihniyetin geldiği noktayı açıkça gösteriyor.”

    SURİYELİLERE AYRICALIK TANINDI MI?

    Bu arada, “Hastanelerde Suriyelilere ayrıcalık tanındı mı?” şeklindeki bir soru üzerine söz alan Türk Cerrahi Derneği 2. Başkanı, Suriyelilerin en fazla yaşadığı kentlerden biri olan Şanlıurfa Harran Üniversitesi Kanser Konseyi Başkanı Prof. Dr. Ali Uzunköy şunları söyledi: “Sigortası olmayan bir Türk vatandaşı sağlık hizmeti alamazken, Suriyeliler geçici koruma statüsü nedeniyle hizmet alabildi. Bu durum ayrıcalıktan ziyade hukuki bir statü farkıdır.”

    SORU – CEVAP BÖLÜMÜ

    Müslüm Aktürk: Avrupa nüfusu hızla yaşlanırken göçmenlere neden bu kadar sert yaklaşım sürüyor?

    Doç. Dr. Eren Alper Yılmaz: Avrupa ciddi biçimde yaşlanan bir nüfusa sahip. Ortalama yaş her geçen yıl yükseliyor ve genç, dinamik iş gücüne ihtiyaç artıyor. Buna rağmen aşırı sağ partiler, bu ihtiyacı dışarıdan göçle karşılamak yerine, kendi iç nüfuslarını artırmaya yönelik doğum teşviklerini savunuyor. Ancak bu yaklaşım kısa ve orta vadede gerçekçi değil. Çünkü nüfus artışı uzun yıllar alan bir süreçtir, ekonomik ihtiyaçlar ise bugünden karşılanmak zorundadır.

    Müslüm Aktürk: Göçmenlerin suç oranları gerçekten iddia edildiği kadar yüksek mi?

    Doç. Dr. Eren Alper Yılmaz: Bu konuda algı ile gerçek arasında ciddi bir fark var. İçişleri Bakanlığı’nın açıkladığı verilere göre Suriyelilerin suça karışma oranı yaklaşık %1,4 – %1,5 civarındadır. Bu oran kamuoyunda sunulduğu gibi dramatik değildir. Ancak siyasal söylemlerle bu oranlar abartılarak toplumsal korku üretilmektedir.

    Nurettin Ayaz: 1960’larda Türk işçileri kabul eden Almanya neden bugün “geri dönün” diyor?

    Doç. Dr. Eren Alper Yılmaz: Asıl korku, göçmenlerin artık daha görünür, daha güçlü ve daha başarılı hale gelmesidir. Birinci nesil Türkler Almanya’ya gittiğinde en ağır işlerde çalışıyordu. Bugün ise dördüncü nesil Türkler akademisyen, iş insanı, siyasetçi konumunda. Bu başarı hikâyesi bazı çevrelerde ciddi bir rahatsızlığa yol açıyor.

    TİNGADER Basın Sözcüsü Hasan Budak: Türkiye bu göç tartışmalarının neresinde duruyor? Suriyelilere neden öncelik verildiği algısı var.

    Doç. Dr. Eren Alper Yılmaz: Türkiye yıllardır göçmenlere ve sığınmacılara ev sahipliği yapan bir ülkedir. Suriyeliler Türkiye’de mülteci değil, geçici koruma statüsü altındadır. Verilen hizmetler, insani hukuk ve uluslararası anlaşmalar çerçevesindedir. Bu politikaların temelinde insan hayatını önceleyen bir yaklaşım vardır.

    Edibe Aydın: Suriyelilere yönelik maddi ve eğitim destekleri doğru mu?

    Doç. Dr. Eren Alper Yılmaz: Bazı belediyeler, STK’lar ve iş insanları Suriyelilere yönelik yardımlar yaptı. Bu yardımların büyük bölümü Avrupa Birliği fonları ile karşılandı. Devlet bütçesinden çıkıyormuş gibi bir algı oluşturulması doğru değil.

    İbrahim Özcan: Avrupa neden Akdeniz’de yaşanan göçmen facialarına sessiz?

    Doç. Dr. Eren Alper Yılmaz: Avrupa Birliği göç politikalarında ciddi bir ikiyüzlülük sergiliyor. Ukrayna savaşında milyonlarca Ukraynalıyı kabul eden ülkeler, Suriyelilere kapılarını kapattı. Bu durum, evrensel insan haklarının seçici uygulandığını gösteriyor.

    Mehmet Fethi Aktürk: Batı’nın Türkiye ve Müslüman ülkelere bakışını nasıl değerlendirmek gerekir?

    Doç. Dr. Eren Alper Yılmaz: Türklere ve Müslümanlara yönelik olumsuz yaklaşımın temelinde tarihsel korkular ve güncel siyasal hesaplar yatıyor. Göçmenlerin artık güçlü, eğitimli ve söz sahibi hale gelmesi bu rahatsızlığı artırıyor.

    TİNGADER Genel Başkanı Mehmet Ali Çelik: Türkiye’nin Suriye politikası ve geri dönüş süreci hakkında görüşünüz nedir?

    Doç. Dr. Eren Alper Yılmaz: Türkiye 2011’den bu yana samimi, insani ve kapsayıcı bir göç politikası yürüttü. Suriye’de başlayacak yeni ulus inşa sürecinde Türkiye, hem bölgesel gücü hem de insani diplomasi tecrübesiyle temel aktör olacaktır.

    Konferans, göç, aşırı sağ ve küresel siyaset ekseninde yapılan kapsamlı değerlendirmelerle sona erdi. Akademik verilerle desteklenen analizler, kamuoyunda sıkça dile getirilen algıların sorgulanmasına önemli katkı sundu.

  • TİNGADER ve Miryokefalon Zafer Derneği’nden Adalet Bakan Yardımcısı Ramazan Can’a Anlamlı Ziyaret

    TİNGADER ve Miryokefalon Zafer Derneği’nden Adalet Bakan Yardımcısı Ramazan Can’a Anlamlı Ziyaret

    Tüm İnternet Gazeteciliği ve Gazeteciler Derneği (TİNGADER) Genel Başkanı ve Isparta 1176 Miryokefalon Zafer Derneği Başkanı Mehmet Ali Çelik, Genel Başkan Yardımcısı Müslüm Aktürk ile Anadolu Gazeteciler Platformu Genel Başkanı Habip Çadırcı, Adalet Bakan Yardımcısı Ramazan Can’ı makamında ziyaret etti.

    Gerçekleştirilen ziyarette, TİNGADER’in yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi verilirken, Türk tarihinin önemli dönüm noktalarından biri olan Miryokefalon Savaşı’nın tesccili ile Uluslararası Savaş Suçları Araştırma Mahkemesi (USSAM) konuları kapsamlı şekilde ele alındı.

    TİNGADER Türkiye Dergisi ve Dosyalar Takdim Edildi

    Ziyaret sırasında Mehmet Ali Çelik, TİNGADER Türkiye Dergisi’nin son sayısını Adalet Bakan Yardımcısı Ramazan Can’a takdim etti. Ayrıca Miryokefalon Savaşı’nın tarihi yeri ile USSAM Mahkemeleri’ne ilişkin hazırlanan bilgilendirici dosyalar da sunuldu.

    “Miryokefalon, Türklerin Anadolu’daki Kalıcılığının İlanıdır”

    Miryokefalon Zaferi’nin Türk tarihi açısından büyük önem taşıdığına dikkat çeken Mehmet Ali Çelik, bu savaşın Anadolu’nun Türk yurdu olduğunun kesinleştiği en önemli dönüm noktalarından biri olduğunu vurguladı.

    Çelik, Miryokefalon Zaferi’nin Malazgirt kadar önemli olmasına rağmen, savaşın yapıldığı yerin bugüne kadar net şekilde tescil edilememesinin ciddi bir eksiklik olduğunu belirterek, ilgili kurumların bilimsel veriler ışığında bu konuyu netleştirmesinin tarihî bir sorumluluk olduğunu ifade etti.

    USSAM: Evrensel Adalet İçin Bir Umut

    Uluslararası Savaş Suçları Araştırma Mahkemesi (USSAM) hakkında da değerlendirmelerde bulunan Çelik, mahkemenin bağımsız ve evrensel bir adalet anlayışıyla faaliyet göstermeyi hedeflediğini söyledi. USSAM’ın yalnızca Türkiye için değil, dünyanın farklı bölgelerinde mağduriyet yaşayan insanlar için de umut olabilecek bir yapı olduğunu dile getirdi.

    Çelik ayrıca, USSAM Başkanı Salih Kurt’un aynı zamanda TİNGADER Genel Başkan Yardımcısı olduğunu hatırlatarak, mahkemenin kuruluş sürecinde Adalet Bakanlığı’nın desteğinin önemine dikkat çekti.

    Ramazan Can: “Konuları Önemsiyor ve Takip Ediyorum”

    Adalet Bakan Yardımcısı Ramazan Can ise Miryokefalon Savaşı’nın Türk tarihi açısından büyük bir kazanım olduğunu belirterek, milletvekilliği döneminde bu konuya ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde konuşma yaptığını hatırlattı.

    Can, USSAM Mahkemeleri konusunu da inceleyeceğini ifade ederek, sürecin hukuki çerçevesi ve atılması gereken adımlar konusunda elinden gelen katkıyı sunacağını dile getirdi.

    Ziyaret, karşılıklı görüş alışverişi ve iyi dileklerin iletilmesiyle sona erdi.

    Kaynak: http://ilkhavadis.com/tingader-uluslararasi-basin-konfederasyonuna-katiliyor.html

  • PROF. DR. ÖRMECİ: “DÜNYA BEŞTEN BÜYÜKTÜR SÖYLEMİ BUGÜN DAHA İYİ ANLAŞILIYOR”

    PROF. DR. ÖRMECİ: “DÜNYA BEŞTEN BÜYÜKTÜR SÖYLEMİ BUGÜN DAHA İYİ ANLAŞILIYOR”

    HABER: HASAN BUDAK

    Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Ozan Örmeci, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın uzun yıllardır dile getirdiği “Dünya beşten büyüktür” söyleminin, son yıllarda yaşanan küresel krizler, savaşlar ve güç mücadeleleriyle şimdi daha iyi anlaşıldığını söyledi.

    WOTJU (Dünya Türk Yazarlar Birliği) ile TİNGADER (Tüm İnternet Gazeteciliği ve Gazeteciler Derneği) tarafından düzenlenen online konferansta, “ABD’nin Maduro Operasyonu: Venezuela’da Yeni Dönem” ele alındı. Programın oturum yöneticiliğini Gazeteci-Yazar Müslüm Aktürk üstlenirken, konferansın konuğu Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Ozan Örmeci oldu.

    AMERİKAN DIŞ POLİTİKASINDA REALİST DÖNÜŞÜMÜN GÖSTERGESİ

    Prof. Dr. Örmeci, ABD’nin görevdeki bir devlet başkanını egemen bir ülkenin başkentinden saatler içinde alarak ABD topraklarına götürmesi ve bir suçlu gibi yargı sürecine tâbi tutmasının, Amerikan dış politikasında uzun süredir tartışılan realist dönüşümün askerî ve teknolojik güçle pekiştirildiğini açıkça gösterdiğini ifade etti.

    Bu tür müdahalelerin yalnızca Venezuela özelinde değil, küresel sistem açısından da önemli sonuçlar doğurduğunu belirten Örmeci, büyük güçlerin uluslararası hukuku zaman zaman göz ardı eden uygulamalarına dikkat çekti.

    “BÜYÜK GÜÇLER ULUSLARARASI HUKUKU İHLAL EDİYOR”

    Kırım’ın 2022 yılında Ukrayna’dan koparılması örneğini hatırlatan Prof. Dr. Örmeci, Birleşmiş Milletler Şartı’nda yer alan devletlerin egemenliği ilkesine rağmen, büyük güçlerin çıkarları doğrultusunda hareket ettiğini vurguladı. ABD’nin de tarih boyunca birçok ülkede, devletlerin egemenliklerini hiçe sayan girişimlerde bulunduğunu belirtti.

    Bu noktada Türkiye’nin Kıbrıs meselesinde sıklıkla eleştirilmesine de değinen Örmeci, “Kıbrıs’ta fiili bir barış ortamı var. Karşılıklı geçişler serbest, sivillerin günlük hayatı zarar görmüyor. Buna rağmen tüm dikkat Türkiye’nin Kıbrıs’taki varlığına yoğunlaşıyor” dedi.

    “TÜRKİYE ULUSLARARASI HUKUKLA UYUMLU HAREKET EDİYOR”

    Prof. Dr. Örmeci, Türkiye’nin resmi söyleminin Birleşmiş Milletler sistemini yıkmak değil, reforme etmek olduğunu vurgulayarak, “Türkiye, orta ve küçük devletlerin de söz sahibi olduğu daha adil bir uluslararası düzeni savunuyor. Kıbrıs konusunda ise Türkiye’nin uluslararası hukuk açısından haklı bir zeminde olduğu kanaatindeyiz” ifadelerini kullandı.

    ÇİN FAKTÖRÜ VE ABD’NİN KÜRESEL STRATEJİSİ

    Programda Çin’in küresel yükselişi de geniş yer buldu. Prof. Dr. Örmeci, Çin’in askerî anlamda değil ancak ekonomik açıdan son derece iddialı ve başarılı bir güç hâline geldiğini, bunun ABD’yi ciddi biçimde rahatsız ettiğini söyledi.

    ABD’nin son yıllardaki birçok hamlesinin Çin’i çevrelemeye ve küresel etkisini sınırlamaya yönelik olduğunu belirten Örmeci, Hindistan’ın da yakın gelecekte önemli bir küresel güç olacağını ifade etti. Prof. Dr. Örmeci, ABD’nin Batı Yarımküre’de kendi üstünlüğünü yeniden tesis etme hedefinin Venezuela müdahalesiyle doğrudan bağlantılı olduğuna dikkat çekti.

    VENEZUELA: İDEOLOJİK MERKEZ VE ENERJİ DEVİ

    Venezuela’nın uzun yıllar Küba ile birlikte Latin Amerika solunun ideolojik merkezlerinden biri olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Örmeci, Maduro yönetiminin özellikle 2019’dan itibaren ekonomik sorunlar nedeniyle zor bir sürece girdiğini söyledi.

    Venezuela’nın dünyanın en büyük kanıtlanmış petrol rezervlerine sahip ülkesi olduğuna dikkat çeken Örmeci, yaklaşık 303 milyar varillik rezervle dünya petrolünün yüzde 17-18’ine sahip olan bu ülkenin küresel enerji denkleminde hayati bir rol oynadığını vurguladı.

    Venezuela’nın petrolü Küba’ya neredeyse ücretsiz verdiğini belirten Ödmeci, Çin’e satmasının da uluslararası dengeler açısından önemli bir detay olduğuna işaret etti.

    “MÜDAHALE SADECE SİYASİ DEĞİL, EKONOMİK”

    Prof. Dr. Örmeci, Venezuela müdahalesinin yalnızca bir rejim değişikliği girişimi olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, bunun aynı zamanda küresel enerji piyasaları açısından büyük anlam taşıdığını söyledi. “Lider değişti ama rejim aynı” söyleminin, önümüzdeki dönemde petrol yatırımları ve ekonomik çıkarlar doğrultusunda değişebileceğini ifade etti.

    OPERASYONUN BOYUTU VE SONUÇLARI

    Programda, Maduro’ya yönelik operasyonun askerî boyutu da ele alındı. Prof. Dr. Örmeci’nin aktardığına göre, operasyon sırasında yaklaşık 100 kişi hayatını kaybetti; bunların 30-35’inin Kübalı olduğu ifade edildi. Kübalıların seçilmesinin sebebinin ise rejime olan fanatik bağlılıkları olduğu belirtildi.

    Venezuela’da sivillerin de hayatını kaybettiği bu operasyonun askerî açıdan başarılı olduğunu söyleyen Örmeci, devlet başkanının eşiyle birlikte yatak odasından alınmasının modern savaş ve istihbarat yöntemlerinin geldiği noktayı gösterdiğini vurguladı.

    LİBERAL DEĞERLERİN VE ABD HEGEMONYASININ GERİLEYİŞİ

    Programın son bölümünde Prof. Dr. Örmeci, Sovyetler Birliği’nin çöküşü sonrası oluşan tek kutuplu dünya düzeninin artık sürdürülemez hâle geldiğini ifade etti. ABD’nin temsil ettiği liberal-demokratik değerlerin küresel meşruiyetini kaybetmeye başladığını, askerî müdahalelerin artık bu değerler üzerinden kolayca meşrulaştırılamadığını söyledi.

    Venezuela müdahalesinin, Monroe Doktrini’nin modern bir yorumu olarak değerlendirilebileceğini belirten Örmeci, ABD’nin Amerika kıtasındaki nüfuzunu yeniden tahkim etme çabasının açıkça görüldüğünü dile getirdi.

    “DIŞ TEHDİTLERE KARŞI İÇTE KENETLENME ŞART”

    Programın değerlendirme bölümünde Prof. Dr. Ozan Örmeci, küresel ölçekte artan jeopolitik riskler karşısında ülkelerin yalnızca dış politikada değil, iç siyasal dengelerde de daha dikkatli olması gerektiğine vurgu yaptı. Örmeci, dış tehditlerin arttığı dönemlerde iç siyasi gerilimlerin ülkelere zarar verdiğini belirterek, muhalefetin özellikle seçim dönemleri dışında toplumu gerecek söylemlerden uzak durmasının önemine dikkat çekti.

    Türkiye’nin bulunduğu coğrafya itibarıyla sürekli risklerle karşı karşıya olduğuna işaret eden Örmeci, bu süreçlerde toplumsal birlik ve siyasi sağduyunun hayati rol oynadığını ifade etti.

    “DÜNYA BEŞTEN BÜYÜKTÜR SÖYLEMİ BUGÜN DAHA İYİ ANLAŞILIYOR”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın uzun yıllardır dile getirdiği “Dünya beşten büyüktür” söylemine de değinen Prof. Dr. Örmeci, son yıllarda yaşanan küresel krizler, savaşlar ve güç mücadeleleriyle bu yaklaşımın daha iyi anlaşıldığını söyledi.

    Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi yapısının adaletsizliğine dikkat çeken Örmeci, bu söylemin yalnızca retorik bir çıkış değil, küresel sistemin reformuna yönelik stratejik bir vizyon olduğunu ifade ederek, “Bu yaklaşımın bir gün mutlaka somut bir karşılık bulacağını düşünüyorum” dedi.

    NATO TARTIŞMASI: “MEVCUT YAPI SÜRDÜRÜLEBİLİR DEĞİL”

    Programda NATO’nun geleceğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Prof. Dr. Örmeci, mevcut uluslararası konjonktürde ittifakın ciddi bir sınavdan geçtiğini söyledi. NATO’nun kuruluş felsefesi ile günümüzde izlediği politikalar arasında önemli farklar oluştuğunu belirten Örmeci, ittifakın bu haliyle uzun vadede ayakta kalmasının zor olabileceğini dile getirdi.

    Küresel güç dengelerinin hızla değiştiğini vurgulayan Örmeci, önümüzdeki yıllarda uluslararası sistemde yeni güvenlik yapılanmalarının ve ittifak arayışlarının gündeme gelebileceğini ifade etti.

  • İslahiye’de Din Hizmetleri Üzerine İstişare Buluşması

    İslahiye’de Din Hizmetleri Üzerine İstişare Buluşması

    Kilis İl Müftülüğü ve Musabeyli İlçe Müftülüğü Vaizleri Muhammed Koyuncu ve Sedat Timuçin, İslahiye Müftüsü Dr. Mustafa Demir’i ziyaret etti.

    Gerçekleşen nezaket ziyaretinde dini hizmetler, toplum ve gençlik çalışmaları üzerine değerlendirmelerde bulunuldu.
    İslahiye Müftülüğü yetkilileri, ziyaretten duydukları memnuniyeti dile getirerek kıymetli hocalara teşekkür etti.

    “Kıymetli hocalarımıza nazik ziyaretleri nedeniyle teşekkür ederiz.”

  • İslahiye’de Deprem Bilincine Katkı: AFAD Gönüllüsü Öğretmen Cuma Bulut Öğrencileri Bilinçlendiriyor

    İslahiye’de Deprem Bilincine Katkı: AFAD Gönüllüsü Öğretmen Cuma Bulut Öğrencileri Bilinçlendiriyor

    Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde İslahiye’de görev alan AFAD gönüllüsü sınıf öğretmeni Cuma Bulut, bölgede edindiği deneyimleri öğrencilerle paylaşarak deprem bilincinin yaygınlaşmasına katkı sağlıyor.

    Kilis’te sınıf öğretmeni olarak görev yapan ve 27 yıllık meslek hayatına sahip olan 52 yaşındaki Bulut, 17 Ağustos 1999 Gölcük depreminden bu yana afet sahalarında gönüllü olarak yer alıyor. Son olarak 6 Şubat 2023 depremlerinde İslahiye ilçesinde arama kurtarma çalışmalarında aktif görev alan Bulut, edindiği tecrübeleri geleceğin nesillerine aktarmak için çalışıyor.

    Boş zamanlarında okulları ziyaret ederek öğrencilere deprem anında yapılması gerekenler konusunda eğitim veren Bulut, amaçlarının afet bilincini küçük yaşlarda kazandırmak olduğunu belirtti.

    Cuma Bulut duygularını şu sözlerle ifade etti:
    “İslahiye’de deprem sonrası AFAD gönüllüsü olarak bir hafta boyunca sahadaydık. 24 saat aktif şekilde arama kurtarma çalışmalarına katıldık. Bu süreç bize büyük tecrübeler kazandırdı. İnsanlara faydamız dokundukça kendimizi daha güçlü hissediyoruz. Öğrencilerimizin bilinçli olması, gelecekte hayat kurtarır.”

  • Serdar Yıldırım’dan Cumhuriyet Bayramı Mesajı

    Serdar Yıldırım’dan Cumhuriyet Bayramı Mesajı

    Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 102. yıl dönümünü büyük bir onur ve heyecanla idrak ediyoruz.
    Türkiye Cumhuriyeti, kahraman ecdadımızın mukaddes emanetidir.
    Vatan ve millet sevgisiyle ilelebet ayidar kalacaktır.
    Bizler, barış ve adalet medeniyetinin mirasçıları olarak milletin bütün değerlerini kendinde toplayan ve bizi birbirimize kenetleyen Cumhuriyetimizi özenle muhafaza edeceğiz.

    Bu duygu ve düşüncelerle Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, gazilerimizi, canlarıyla bu toprakları bize vatan kılan aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor; Cumhuriyet Bayramınızı en içten dileklerimle kutluyorum.

    Serdar YILDIRIM
    Büyük Birlik Partisi
    Develi İlçe Başkanı

  • Gaziantep’te İl Umudu Yine Başka Bahara Kaldı! Nizip ve İslahiye Listede Yok

    Gaziantep’te İl Umudu Yine Başka Bahara Kaldı! Nizip ve İslahiye Listede Yok

    Türkiye’de uzun süredir kamuoyunun gündeminde olan “yeni iller” düzenlemesi yeniden sıcak başlık haline geldi. Türkiye’nin il sayısının 100’e çıkarılması planlanırken, olası yeni iller listesi de netleşmeye başladı. Ancak Nizip ve İslahiye gibi Gaziantep’in büyük ilçelerinin bu listede yer almaması, bölge halkında hayal kırıklığı yarattı.

    Cumhuriyetin ilk yıllarından bu yana zaman zaman tartışılan “il sayısının artırılması” fikri, son yıllarda nüfusu hızla artan ve mevcut illerin yükünü taşıyan ilçelerin talepleriyle yeniden gündeme gelmişti.

    Yetkililer, il olma kriterlerinde sadece nüfusun değil; ekonomik potansiyel, stratejik konum ve altyapı yeterliliği gibi faktörlerin de dikkate alındığını vurguluyor. Son şekli verilen listede ise Gaziantep’in ilçeleri yer almadı.

    İl Olma Olasılığı Yüksek 19 İlçe

    • Antalya / Alanya (83)
    • Mersin / Anamur (84)
    • Şırnak / Cizre (85)
    • Tekirdağ / Çorlu (86)
    • Balıkesir / Edremit (87)
    • Diyarbakır / Ergani (88)
    • Konya / Ereğli (89)
    • Muğla / Fethiye (90)
    • Kocaeli / Gebze (91)
    • Hatay / İskenderun (92)
    • Bursa / İnegöl (93)
    • Adıyaman / Kahta (94)
    • Adana / Kozan (95)
    • Kırklareli / Lüleburgaz (96)
    • Ankara / Polatlı (97)
    • Şanlıurfa / Siverek (98)
    • Mersin / Tarsus (99)
    • Hakkari / Yüksekova (100)
  • Trump Erdoğan Görüşmesi Harika Geçti

    Trump Erdoğan Görüşmesi Harika Geçti

    Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 4 günlük Amerika ziyareti kapsamında hem Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda hem de ABD Başkanı Donald Trump ile iki önemli toplantı gerçekleştirdi. Toplam 138 dakika süren görüşmelerin sonuçlarından Erdoğan’ın büyük memnuniyet duyduğu bildirildi. Bu durum, Türk milleti adına gurur verici ve sevindirici olarak değerlendiriliyor.

    Avukat Mustafa Kuran, Trump’ın Erdoğan’a gösterdiği dostane yaklaşım ve samimi ev sahipliğini, Türkiye ve Orta Doğu lehine alınan kararlarla birlikte değerlendirdiğinde, bu yakınlaşmanın tarihe geçecek bir durum olduğunu vurguladı. Kuran’a göre, Trump’ın Erdoğan hakkında söylediği sözler iltifatkar, anlamlı ve samimi olup, hiçbir devlet adamına gösterilmemiş bir yakınlık örneği oluşturuyor.

    Trump, basın toplantısında Erdoğan’ın Oval Ofis’te bulunmasının onur verici olduğunu ifade etti. Erdoğan’ın Suriye’de elde ettiği başarıları takdir ederek, onu bölgesel ve küresel çapta sevgi ve saygı gören bir lider olarak tanımladı. Ayrıca, yaptırımların kaldırılmasının Erdoğan’ın talebiyle gerçekleştiğini belirtti.

    Başkan Erdoğan Saygı gören bir lider

    Kuran, Trump’ın toplantı öncesi ve sonrasında yaptığı övgülerin, Erdoğan’ın vakur ve gerçek liderlik duruşunu ortaya koyduğunu ve bu tavrın Türk milleti ve dünyanın akıllı insanları için gurur verici olduğunu ifade etti. Erdoğan’ın bölgedeki sıkıntıları çözme mesajı, Türkiye’nin Orta Doğu, Afrika, Kafkaslar ve Balkanlar’da etkin bir lider olarak rolünü pekiştirdi.

    Bu başarıların, Türkiye’nin Osmanlı İmparatorluğu’nun mirasını sahiplenen büyük bir lider olarak uluslararası alanda saygınlığını artırdığına işaret ettiğini belirten Kuran, Erdoğan’ın Türkiye’ye kazandırdığı zaferlerin millet tarafından takdir edildiğini vurguladı.

    Avukat Mustafa Kuran, Erdoğan’ı tebrik ederek, liderlik başarısının devamını diledi.

    Yazan: Avukat Mustafa Kuran
    Tüm Hukukçular Birliği Genel Başkanı
    KASSAK VE USSAM Komisyonları Hukuk Kurulu Başkanı

  • Filistin El Halil Belediye Başkanı Tayseer Abu Sneineh’in Tutuklanması Uluslararası Endişeye Neden Oldu

    Filistin El Halil Belediye Başkanı Tayseer Abu Sneineh’in Tutuklanması Uluslararası Endişeye Neden Oldu

    Karabağ Savaş Suçlarını Araştırma Komisyonu olarak, Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Orta Doğu ve Batı Asya Bölge Teşkilatı (UCLG-MEWA) Başkanı ve El Halil Belediye Başkanı Tayseer Abu Sneineh’in Siyonist İsrail yönetimi tarafından tutuklanmasını kınıyoruz.
    Bu tutuklamanın ardından Türkiye’deki gelişmeler de dikkat çekici bir boyut kazandı. Yapılan araştırmalar, ülkemizde bazı gizli sabetayist grupların kurumlardaki varlığını ortaya koyarken, bu yapıların ulusal ve uluslararası ilişkiler üzerinde potansiyel tehdit oluşturduğu vurgulandı. Bu durum, Abu Sneineh’in tutuklanmasının yalnızca bölgesel değil, küresel düzeyde demokrasi ve güvenlik endişelerini artırdığını gösteriyor.
    Karabağ Savaş Suçlarını Araştırma Komisyonu ve USSAM Komisyonları olarak, sivil toplum kuruluşları TİNGADER, Uluslararası Ehli Beyt Derneği, Miryokefolon Derneği, Dünya Türk Yazarlar Birliği, TİKA ve Türk Kızılay ile birlikte, UCLG-MEWA ile dayanışma içinde olarak, uluslararası kamuoyunun dikkatini hukukun üstünlüğü, insan hakları ve yerel yönetim özgürlüklerinin korunmasının uluslararası barış ve istikrar için hayati öneme sahip olduğunu vurguluyoruz.
    Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Orta Doğu ve Batı Asya Bölge Teşkilatı (UCLG-MEWA)’nın resmi kınama açıklaması aşağıdadır.

    UCLG-MEWA Genel Sekreterliği’nin Resmi Açıklaması

    UCLG-MEWA Genel Sekreterliği  olarak, (Mehmet DUMAN) El Halil Belediye Başkanı ve UCLG-MEWA Başkanı Sn. Tayseer Abu Sneineh’in İsrail yönetimi tarafından tutuklandığı haberini büyük bir endişe ile öğrenmiş bulunuyoruz.
    El Halil Belediye Meclisi’nin resmi açıklamasına göre, kendisi 2 Eylül 2025’in erken saatlerinde İsrailli bir askeri birlik tarafından gerçekleştirilen operasyon sonucunda tutuklanmıştır. Operasyonun hukuksuz koşullar altında gerçekleştirildiği, konutunun baskına uğradığı, mahremiyetinin ihlal edildiği, eşyalarının yağmalandığı ve mülkünde kapsamlı hasar oluşturulduğu tarafımıza bildirilmiştir.
    Kuruluşundan itibaren Teşkilatımız, üyelerimiz ve paydaşlarımız ile beraber İsrail işgali altında yaşamını sürdüren Filistin halkının durumunu yakından takip etmektedir. Bu bağlamda hem Batı Şeria’daki kötüleşen koşullara, hem de Gazze’de süregelen soykırıma karşı tepki ve itirazlarımızı istikrarlı bir biçimde ifade etmiş bulunmaktayız. Geçmişte edindiğimiz kanaatlerin ışığında, bu eylemin yalnızca yerel demokrasi ilkelerinin bir ihlali olmadığı, aynı zamanda Filistin’de ve dünya çapında ezilen tüm halkların kendi kaderlerini tayin etme mücadelesindeki seslerini bastırma çabası olduğu görüşümüzde eminiz.

    Sn. Tayseer Abu Sneineh, MEWA Bölgesindeki 16 ülkede yer alan ilçe, şehir, bölge, ve metropolleri temsil etme gayesiyle 2022 yılında UCLG-MEWA Başkanlığı’na demokratik olarak seçilmiştir. Kendisinin tutukluluğu, küresel demokratik ilkelerin erozyonu ve dünya çapındaki siyasi süreçlerin bütünlüğü hakkında ciddi endişeler doğurmaktadır. UCLG-MEWA olarak, bu hukuksuz süreci en güçlü ifadeler ile kınıyor, üyelerimizi, paydaşlarımızı ve uluslararası camiayı dayanışma içinde olmaya ve Filistin’deki yerel yönetimlere yönelik sistematik baskının derhal sona erdirilmesini talep etmeye çağırıyoruz.
    Sn. Abu Sneineh’in derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılmasını ve haklarının kendisine tamamen iade edilmesini talep ediyoruz. El Halil halkının yanında durduğumuzu ve ortak ahlaki ve yasal yükümlülükleri yerine getirmenin kritik önemini kamuoyuna bir kez daha hatırlatıyoruz.
    Copyright (C) 2025 UCLG-MEWA. All rights reserved.
    We intend to disseminate all our communication correspondences via this channel
    Official Statement by the UCLG-MEWA General Secretariat
    As the UCLG-MEWA General Secretariat, we are deeply alarmed by the recent news regarding the arrest of Mr. Tayseer Abu Sneineh, Mayor of Hebron (Al-Khalil) and UCLG-MEWA President, by the Israeli authorities.

    According to Hebron Municipal Council’s official statement, the arrest was carried out at dawn on the 2nd of September 2025, by a large Israeli military contingent. The operation was conducted under unlawful circumstances, with his residence being raided, its sanctity violated, belongings ransacked, and extensive material damage being caused.
    For decades, our organization, alongside our members and stakeholders, has been closely monitoring the situation of Palestinians living under the Israeli occupation. We have consistently expressed our objection and protest in the face of the deteriorating conditions in the West Bank, as well as the ongoing genocide in Gaza. Guided by our previously established convictions, we are confident in our view of this arrest as not only a blatant violation of the principles of local democracy but also as an attempt to suppress the voices of Palestinians and oppressed populations globally, in their struggle for self-determination.
    Mr. Tayseer Abu Sneineh was freely elected as the President of our organization in 2022 to represent towns, cities, regions, and metropolises across the 16 countries in the MEWA Region. His arrest raises serious concerns about the erosion of global democratic principles and the integrity of political processes worldwide. As UCLG-MEWA, we condemn this unlawful action in the strongest terms possible and urge our members, stakeholders, and the international community to stand in solidarity and demand an immediate end to the systematic oppression of local governments in Palestine.


    We call for the immediate and unconditional release of the President and the complete restoration of his rights. We stand firmly alongside the people of Hebron and reaffirm the vital importance of upholding the moral and legal obligations we all share.
    بيان رسمي صادر عن الأمانة العامة لمنظمة UCLG-MEWA

    تتابع الأمانة العامة لـ UCLG-MEWA ببالغ القلق الأنباء الواردة بشأن اعتقال السيد تيسير أبو سنينة، رئيس بلدية الخليل ورئيس منظمة UCLG-MEWA، من قبل السلطات الإسرائيلية.
    وقد نُفِّذ الاعتقال فجر الثاني من سبتمبر/أيلول 2025 بحسب البيان الرسمي الصادر عن مجلس بلدية الخليل على يد قوة عسكرية إسرائيلية كبيرة، حيث جرى اقتحام منزله وانتهاك حرمته، وتخريب ممتلكاته، والتسبب بأضرار مادية جسيمة.
    لقد دأبت منظمتنا، على مدى عقود، بالتعاون مع أعضائها وشركائها، على متابعة أوضاع الشعب الفلسطيني الذي يرزح تحت الاحتلال الإسرائيلي. وكثيراً ما عبّرنا عن اعتراضنا واحتجاجنا إزاء تدهور الأوضاع في الضفة الغربية، وكذلك في وجه الإبادة الجماعية المستمرة في غزة. وانطلاقاً من قناعاتنا الراسخة التي سبق أن عبّرنا عنها، نؤكد أن هذا الاعتقال لا يعدّ مجرد انتهاك صارخ لمبادئ الديمقراطية المحلية فحسب، بل هو أيضاً محاولة لإسكات أصوات الفلسطينيين والشعوب المقهورة حول العالم في نضالها المشروع من أجل حق تقرير المصير.
    انتُخب السيد تيسير أبو سنينة بحرية رئيساً لمنظمتنا عام 2022 ليمثل المدن والبلديات والأقاليم والمدن الكبرى في 16 بلداً ضمن منطقة الشرق الأوسط وغرب آسيا. وإن اعتقاله يثير مخاوف جدّية بشأن تآكل المبادئ الديمقراطية العالمية وسلامة المسارات السياسية على المستوى الدولي. وعليه، فإن منظمة UCLG-MEWA تدين بأشد العبارات هذه الممارسة غير القانونية، وتدعو أعضاءها وشركاءها والمجتمع الدولي إلى التضامن والمطالبة بوضع حد فوري للاضطهاد الممنهج الذي تتعرض له السلطات المحلية في فلسطين.
    نطالب بالإفراج الفوري وغير المشروط عن الرئيس واستعادة كامل حقوقه. ونؤكد وقوفنا الثابت إلى جانب أهالي مدينة الخليل، وإعادة التشديد على الأهمية البالغة لاحترام الالتزامات الأخلاقية والقانونية التي تقع على عاتقنا جميعاً.

    Kaynak: (UCLG-MEWA)  Karabağ Savaş Suçları Araştırma Komisyonu

     

  • GAZİANTEP’TE MESLEKİ ÇALIŞMA PROGRAMI OKUL BULUŞMALARI İLE BAŞLADI!

    GAZİANTEP’TE MESLEKİ ÇALIŞMA PROGRAMI OKUL BULUŞMALARI İLE BAŞLADI!

    Şahinbey’den Şehitkâmil’e, Oğuzeli’nden Nizip’e, İslâhiye’den Nurdağı’na, Araban’dan Yavuzeli ve Karkamış’a; Gaziantep’in 9 ilçesinde “mesleki çalışma programı” vesilesi ile maarif ailesi buluşmaları gerçekleştirildi. 65 İl ve İlçe MEM yöneticisi, okullarda öğretmen ve idarecilerle bir araya geldi.

    Biz büyük bir aileyiz. Bugün Gaziantep’te 143.286 öğrenci uyum eğitimine başladı. Bu sayı 8 Eylül’de katbekat artacak; 35.247 öğretmen, 2.246 okulda 705.536 öğrenciyle buluşacak.

    Yolun başı bismillah, sonu hayırlı olsun. Gaziantep, 2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı’nda da bilimden sanata, kültürden spora pek çok alanda başarıdan başarıya koşsun.

  • Türkiye’de 3 İslahiye Var Biri Gaziantep’te, Rize ve Düzce’de!”

    Türkiye’de 3 İslahiye Var Biri Gaziantep’te, Rize ve Düzce’de!”

    Türkiye’de aynı isme sahip farklı yerleşimler bulunuyor. Bunlardan en dikkat çekici örneklerden biri ise İslahiye… Çoğu kişi yalnızca Gaziantep’in tarihi, kültürel zenginlikleri ve doğasıyla ünlü İslahiye ilçesini bilir. Oysa Düzce ve Rize’de İslahiye adında bir köyler bulunuyor.

    Düzce İslahiye Köyü Tanıtımı

    Düzce iline bağlı köylerden biri olan İslahiye Köyü, doğal güzellikleri, sakin yaşamı ve samimi insanlarıyla öne çıkan yerleşim yerlerinden biridir. Hem tarihi dokusu hem de kültürel değerleriyle Düzce’nin kırsal kimliğini yansıtan köy, köklü bir geçmişe sahiptir.

    Coğrafi Konum

    İslahiye Köyü, Düzce merkezine yakın konumu sayesinde şehirle güçlü bir bağ içindedir. Köy, geniş tarım arazileri, yemyeşil ormanları ve temiz havasıyla dikkat çeker. Karadeniz ikliminin etkisiyle yazları serin, kışları ise yağışlıdır.

    Ekonomi ve Geçim Kaynakları

    Köyde yaşayan halkın büyük çoğunluğu tarım ve hayvancılıkla uğraşmaktadır. Fındık başta olmak üzere mısır, buğday ve sebze üretimi köy ekonomisinin temelini oluşturur. Ayrıca küçükbaş ve büyükbaş hayvancılık da yaygındır.

    Kültürel Yapı

    İslahiye Köyü, gelenek ve göreneklerini koruyan köylerden biridir. Düğünler, bayramlar ve özel günlerde dayanışma ön plandadır. Misafirperverliğiyle tanınan köy halkı, köylerine gelen ziyaretçilere sıcakkanlı bir şekilde yaklaşır.

    Doğal Güzellikler

    Köy, doğa ile iç içe bir yaşam sunar. Çevresindeki ormanlık alanlar, yaylalar ve dereler hem köy halkı hem de doğaseverler için cazibe merkezidir. Özellikle yürüyüş, piknik ve fotoğrafçılık için uygun alanlar mevcuttur.

    Ulaşım

    Düzce merkeze yakınlığı sayesinde köye ulaşım oldukça kolaydır. Hem özel araçlarla hem de yerel ulaşım imkanlarıyla köye rahatlıkla gidilebilir.

    Düzce İslahiye Köyü, doğal güzellikleri, temiz havası, tarımsal zenginliği ve samimi insanlarıyla görülmeye değer bir yerleşim yeridir. Hem kırsal yaşamı deneyimlemek isteyenler hem de doğa ile iç içe vakit geçirmek isteyenler için İslahiye Köyü güzel bir alternatiftir.

    RİZE Güneysu/İslahiye Köyü Hakkında

    Konum & İdari Bilgiler

    İl / İlçe: İslahiye, Rize ilinin Güneysu ilçesine bağlı bir köydür

    Köylerim

    Rakım: Yaklaşık 592 metre

    Posta Kodu: 53390

    GPS Koordinatları: 40° 58′ 30.7″ K (enlem), 40° 39′ 6.3″ D (boylam)

    Uzaklık:

    Güneysu ilçe merkezine yaklaşık 3 km

    Rize şehir merkezine yaklaşık 13–18 km

    Rize’de Aynı Zamanda Yukarı İslahiye Köyü de bulunmaktadır.

  • Gazeteci Sait Salıcı ile Görüşme Gerçekleştirildi

    Gazeteci Sait Salıcı ile Görüşme Gerçekleştirildi

    Gaziantep ve İslahiye gündeminin değerlendirildiği verimli bir görüşme, gazeteci Sait Salıcı ile yapıldı.

    Gaziantep’te güvenilir ve saygın bir medya mensubu olarak tanınan Sayın Salıcı ile gerçekleştirilen görüşmede hem yerel gelişmeler hem de medya dünyasına dair önemli konular ele alındı.

    Ayrıca, Tüm İnternet Gazeteciliği ve Gazeteciler Derneği (TİNGADER) hakkında istişarelerde bulunuldu. Sayın Salıcı, derneğimizin faaliyetlerini yakından takip ettiğini ve çalışmalarımızı olumlu bulduğunu ifade etti.

    Nazik misafirlikleri ve samimi sohbetlerinden ötürü kendilerine teşekkür ediyor, başarılı çalışmalarının devamını diliyoruz.

  • Yusuf Karartı’dan İslahiye’de Görev Yapan Orman Kahramanlarına Ziyaret

    Yusuf Karartı’dan İslahiye’de Görev Yapan Orman Kahramanlarına Ziyaret

    Kahramanmaraş Orman Bölge Müdürü Yusuf Karartı, yangınla mücadelede gece gündüz demeden fedakârca görev yapan #AteşSavaşçıları ve #OrmanKahramanlarını ziyaret etti.

    Gaziantep’in İslahiye ilçesine bağlı Bağlarüstü’nde görev yapan ekip, yaz aylarında artan orman yangınlarına karşı özverili mücadelesiyle dikkat çekiyor. Bölge Müdürü Karartı, ekip çalışanlarıyla bir araya gelerek hem çalışmaları yerinde inceledi hem de emeklerinden dolayı teşekkürlerini iletti.

    “Ormanlarımızı korumak için canla başla çalışan tüm kahraman personelimize minnettarız” diyen Karartı, ekiplerin gösterdiği üstün gayretin takdire şayan olduğunu belirtti.

    Kahramanmaraş Orman Bölge Müdürlüğü, yangın riskinin yüksek olduğu bu dönemde hem teknik donanım hem de personel gücüyle bölge ormanlarının korunması için çalışmalarını sürdürüyor.

    İslahiye Bağlarüstü ekibine, üstün gayretleri ve özverili çalışmaları için bir kez daha teşekkür ediyoruz.

  • Hassa-İslahiye Yolunda Feci Kaza 5 Kişilik Aileden 4 Kişi Hayatını Kaybetti

    Hassa-İslahiye Yolunda Feci Kaza 5 Kişilik Aileden 4 Kişi Hayatını Kaybetti

    Hassa-İslahiye yolu üzerinde meydana gelen trafik kazasında, çekici araç ile otomobilin çarpışması sonucu aynı aileden 4 kişi yaşamını yitirdi.

    Hayatını kaybedenler arasında eski Hassa Dernek Başkanı Nizamettin Cerrakoğlu’nun oğlu, Abdullah Bozkurt’un kızları ve torunu da bulunuyor. Kazada yalnızca 1 kişinin sağ kurtulduğu öğrenildi.

    Yetkililer olayla ilgili soruşturma başlatırken, kazanın nasıl meydana geldiğine dair detaylı inceleme sürüyor.

  • Vefat Baş Sağlığı Ramazan Ayaz ( Hasanlök Köyü )

    Vefat Baş Sağlığı Ramazan Ayaz ( Hasanlök Köyü )

    Köyümüz sakinlerinden Ramazan Ayaz vefat etmiştir. Merhuma Allah’tan rahmet, ailesi ve yakınlarına sabır ve başsağlığı dileriz. Mekânı cennet olsun.

  • İslahiye’ye Üniversite Öğrencileri İçin Yeni KYK Yurdu Yapılacak

    İslahiye’ye Üniversite Öğrencileri İçin Yeni KYK Yurdu Yapılacak

    Gaziantep’te üniversite öğrencilerinin barınma sorununa çözüm olacak yeni KYK yurt projeleri hayata geçiriliyor. Şehitkamil’de 2.000 kişilik yurt inşaatı başlarken, Nurdağı ve İslahiye’de de yeni yurt yatırımları planlanıyor.

    Gaziantep’te yurt kapasitesini artırmak amacıyla yürütülen projeler kapsamında, yalnızca Şehitkamil’de değil, Nurdağı ve İslahiye ilçelerinde de yeni KYK yurtları hayata geçirilecek. Gaziantep Valisi Kemal Çeber, yaptığı açıklamada bu yatırımların öğrencilerin barınma sorununu büyük ölçüde çözeceğini ve Gaziantep’in yurt kapasitesinin ciddi şekilde artacağını belirtti.

    Eğitim Altyapısına Önemli Katkı
    Yeni KYK yurtları, şehir merkezi ve ilçelerde üniversite öğrencilerinin güvenli, konforlu ve uygun koşullarda barınmasını sağlayacak. Vali Çeber’in vurguladığı üzere, bu projeler sayesinde öğrenciler eğitim hayatlarına daha iyi odaklanabilecek ve Gaziantep’in eğitim altyapısına önemli katkı sağlanacak.

  • İslahiye’de Yol Yükseltme ve Dolgu Çalışmaları Devam Ediyor

    İslahiye’de Yol Yükseltme ve Dolgu Çalışmaları Devam Ediyor

    İslahiye Belediyesi Fen İşleri ekipleri, Eski Köy Grup Yolu (Eski Güllüyük Yolu) ve Eski Kilis Yolu üzerinde yol yükseltme ve dolgu çalışmalarını sürdürüyor.

    Belediyeden yapılan açıklamaya göre, çalışmaların temel hedefi, ilçede ulaşımı daha konforlu hâle getirmek ve şehir merkezi ile köyler arasındaki bağlantıyı kolaylaştırmak. Fen İşleri ekipleri, vatandaşların güvenli ve rahat bir ulaşım deneyimi yaşaması için planlı ve kararlı bir şekilde çalışmalara devam ediyor.
    Kaynak: Zeynel Abidin Gavurdağlı

  • TINGADER Gaziantep/İslahiye Temsilciliğine Hasan Budak Atandı

    TINGADER Gaziantep/İslahiye Temsilciliğine Hasan Budak Atandı

    Tüm İnternet Gazeteciliği Derneği (TINGADER), yerel ve ulusal basın alanındaki örgütlenmesini güçlendirmeye devam ediyor. Bu kapsamda Gaziantep’in İslahiye ilçesinde temsilcilik görevine Hasan Budak atandı.

    TINGADER’in, internet haberciliğinin gelişmesi, meslektaşların haklarının korunması ve basın etiğinin güçlendirilmesi amacıyla yürüttüğü çalışmalara İslahiye’de de yeni bir ivme kazandırması bekleniyor.

    Derneğin Faaliyetleri

    TINGADER, internet haberciliğini yasal ve kurumsal bir zemine oturtmak için pek çok alanda faaliyet yürütüyor. Bunların başında:

    • İnternet gazetecilerinin haklarının savunulması,
    • Yerel medya kuruluşlarının ulusal ölçekte görünürlüğünün artırılması,
    • Basın mensuplarının eğitim, seminer ve çalıştaylarla desteklenmesi,
    • İnternet haberciliğinde etik ilkelerin yaygınlaştırılması,
    • Basın özgürlüğü ve demokratikleşme adına sivil toplum çalışmaları yapılması,
    • Gazetecilerin kamu kurumlarıyla ilişkilerinde güçlü bir temsil sağlanması geliyor.

    Bu çalışmalar, özellikle yerel gazetecilerin mesleki alanda daha güçlü bir şekilde faaliyet göstermesine olanak tanıyor.

    Dernek Yönetiminden Açıklama

    TINGADER Genel Başkanı Mehmet Ali Çelik, yapılan atamayla ilgili şu ifadeleri kullandı:
    “Derneğimiz, Türkiye’nin dört bir yanında teşkilatlanarak güçlü bir basın ailesi oluşturmayı hedeflemektedir. İslahiye temsilciliğine atanan Hasan Budak’ın, bölgedeki meslektaşlarımız için önemli bir güç olacağına inanıyoruz. Kendisine görevinde başarılar diliyoruz.”

    Dernek Sekreteri Hasan Sadi Kahyaoğlu ise, “İnternet haberciliği günümüzde en hızlı bilgi akışını sağlayan mecra haline gelmiştir. İslahiye gibi önemli bir ilçemizde bu görevi üstlenecek olan Hasan Budak’a çalışmalarında kolaylıklar diliyoruz. Temsilciliğimizin tüm bölgeye hayırlı olmasını temenni ediyorum.” ifadelerini kullandı.

    Teşekkür Mesajı

    Yeni görevine başlayan TINGADER Gaziantep/İslahiye Temsilcisi Hasan Budak, yaptığı açıklamada şu sözlere yer verdi:
    “Beni bu önemli göreve layık gören başta Genel Başkanımız Sayın Mehmet Ali Çelik’e, Dernek Sekreterimiz Sayın Hasan Sadi Kahyaoğlu’na ve tüm yönetim kurulu üyelerine teşekkür ediyorum. İlçemizde basın mensuplarının daha güçlü, daha özgür ve daha etkili bir şekilde çalışmalarını sürdürmeleri için elimden gelen gayreti göstereceğim. Tüm meslektaşlarımızla dayanışma içinde hareket ederek, internet haberciliğini İslahiye’de daha da ileriye taşımayı hedefliyorum.”

    TINGADER’in İslahiye’deki temsilciliğinin açılmasıyla birlikte, bölgedeki basın camiası için yeni bir dönem başlamış oldu. Derneğin sunduğu destekler sayesinde yerel basın kuruluşlarının kurumsal yapılarının güçlendirilmesi ve gazetecilerin daha güçlü bir şekilde temsil edilmesi bekleniyor.