Blog

  • İslahiye GÖZ TV Yayın Hayatına Başlıyor!

    İslahiye GÖZ TV Yayın Hayatına Başlıyor!

    İslahiye, çok yakında kendi dijital televizyonuna kavuşuyor.
    İslahiye GÖZ TV, güçlü yayın altyapısı ve deneyimli kadrosuyla yayın hayatına başlamak için gün sayıyor.

    Olay TV ve çeşitli ulusal kanallarda başarılı yapımlara imza atan Sedat Ciba yönetiminde kurulacak olan İslahiye GÖZ TV, hem yerel hem ulusal düzeyde ses getirecek bir yayın anlayışını hedefliyor.

    İSLAHİYE GÖZ TV; Güncel haber, sinema, müzik şölenleri, siyasi ve kişisel röportajlar, yerel halkın sorun ve beklentilerini ele alan özel programlar, sağlık ve eğitim içerikleri, çekilişler ve etkinliklerle geniş bir yelpazede izleyiciyle buluşacak.

    6 Şubat depremi sonrası yeniden ayağa kalkmaya çalışan İslahiye’nin sesi olmayı hedefleyen İslahiye GÖZ TV, sadece İslahiye’ye değil Gaziantep genelinde de kurum ve kuruluşlarla birlikte hareket ederek bölgesel bir medya gücü olma yolunda ilerliyor.

    Alt teknik yapısını büyük ölçüde tamamlayan ekip, sadece Türkiye çapında değil, ulusal ve dünya genelinde dijital medya üzerinden daha geniş bir kitleye ulaşabilecek kapasitede bir yayın altyapısına sahip olmanın gururunu yaşıyor.

    Yayın Koordinatörü Sedat Ciba, “Memleket meselesini ön plana çıkaran bir yayın anlayışıyla, yerel basına yeniden can vereceğiz” diyerek güçlü bir başlangıcın sinyalini verdi.

    İslahiye GÖZ TV, çok yakında izleyicisiyle buluşmaya hazırlanıyor!

  • GÜN ORTASINDA – Metin Külünk

    GÜN ORTASINDA – Metin Külünk

    Son 80 yılın konuşmadığımız problemi: başkaları adına akıllarını ve ruhlarını devşirilmesine izin vererek,
    Türkçe yazılı isimleri
    ve Müslüman kimlikleri ile görünürken ülkemiz içinde,
    İngiltere’nin küresel politikalarına,
    Almanya’nın küresel politikalarına,
    ABD’nin küresel politikalarına ve İsrail’in Siyonist politikalarına inandırılmış ajanlaşmış insanların varlığı artık son yapılan operasyon da görüldüğü gibi aşikar açık hale gelmiştir.
    Bugünün meselesi değildir bu uzun yıllara yönelik bir meseledir hatta Osmanlı’nın son döneminde başlayan süreçtir.

    Kendi ülkesine kendi devletine kendi milletine inanmamak ve güvenmemek ve de kendi ülkesine milletine ve devletine ve topraklarına karşı başkaları adına ihanet etmek.

    Nüfus kâğıtlarına baktığınızda “Türkiye Cumhuriyeti Devleti” yazar; “Dini: İslam” diye yazar.

    Ancak bu tip kişilerin Almanya’nın “Büyük Alman imparatorluğu” iddiasına, İngilizlerin “güneşin batmadığı imparatorluk” iddiasına,
    Amerika’nın çıkarlarına ve İsrail’in Siyonist politikalarına inandırılmış
    etki ajanlarının sayısı oldukça çok olduğu görülüyor .

    Bu tür kişiler hayatın her alanında çok yaygındır; en son ajanlaştırılmış modeller arasında LGBT modellemeleri de yer almakta ve bunlar tamamen Avrupa Birliği fonlarından beslenen yapılar gibi görünmektedir.15 Temmuz öncesinde de sonrasında da Türkiye’den kaçan FETÖ terör örgütü mensupları gittikleri ülkelerde ve ülkemizde sızdıkları yerlerde doğrudan yabancı ülke istihbarat servislerine hizmet etmişlerdir aslında karşımızda bir casusluk örgütü vardır son yapılan operasyonlar bunun açık kanıtlarından birisidir.

    Özellikle Dışişleri Bakanlığı gibi stratejik bir kurumumuzdaki Fetö yapılanmasının varlığının devamı bir anlamda küresel politikalarda bilgi güvenliğimizin ne kadar tehdit altında olduğunun en açık kanıtıdır.
    Ve de bu casus yapının sızdıkları yerlerde topladıkları bilgileri hangi ülke istihbarat örgütlerine transfer ettiklerine dair çok daha önleyici ve de tasfiye edici tedbirleri almak noktasında hızlı hareket edilmelidir.

    Diğer taraftan
    işin garip tarafı şu: Atatürk’ün kurduğu CHP’nin bağımsızlık politikaları ekseninde hareket etmesi gerekirken, Ekrem İmamoğlu’ndan sonra Zelenski rolünü üstlenmiş gibi görünen Özgür Özel, kapı kapı dolaşarak Türkiye Cumhuriyeti’ni şikâyet ediyor ve gönüllü olarak tıpkı Zelenski gibi Batı’nın çıkarlarına en uygun lider adayının kendi parti ve kadroları olduğunu ifade ederek ajanlaştırılmış parti yönetimi görüntüsü modeli ortaya koyuyor.

    Garip değil mi?
    Diğer tarafta, Eİ belediye başkanlığı koltuğuna oturur oturmaz, sanki bir el derhal bu şehirde yaşayan insanların bilgilerini teslim et talimatı vermiş gibi; İstanbulluların bilgileri doğrudan İngiltere ve İsrail odaklı bir yapıya teslim ediliyor ve her bir vatandaşımız bu ajanlık modeli üzerinden Türkiye düşmanlarının doğrudan hedefi haline getiriliyor.

    Casusluk modellemesi özellikle dijital üzerinden—ifade edelim ki—hacker modellemesi ya da benzer yöntemlerle o kadar kolay hale getirildi ki, insan devşirme süreçleri ürkütücü biçimde hızlandı.

    Aynı tehlike PKK’nın Türkiye’ye yönelik politikalarında da gözle görülür; içeride insan devşirme noktasında maalesef yurt dışı kaynaklı olarak müthiş mesafeler kat ettiler.
    Velhasıl, doğrudan bir casusluk söz konusudur; Türkiye’ye değil, Türkiye’nin dışında devşirildikleri adreslerin (büyük güçlerin) çıkarlarına inandırılmış isimler üzerinden casusluk modellemesi geliştirilmiştir ve acil tedbir alınması gerekmektedir.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, MİT’in ve yargının birlikte çalışacağı bir modelde, hayatın bütün alanlarında siyasette, sosyal hayatta, dijitalde faal olan bu yapılar teker teker açığa çıkarılacak ve adalete teslim edilecektir.
    Bu casus yapılar yalnızca Londra ve İsrail merkezli değil; ABD ve Almanya’nın da veya başka devletlerin içerdeki uzantılarıdır.

    Metin Külünk – Siyasetçi

  • Vefat Baş Sağlığı – Yusuf Sürücü

    Vefat Baş Sağlığı – Yusuf Sürücü

    Bayraktepe köyünden, PVC’ci Abdullah’ın yeğeni Yusuf Sürücü vefat etmiştir.
    Merhumun cenazesi bugün öğle namazına müteakiben Sıdıka Tayyar Hatun Camii’nden alınarak İslahiye Mezarlığı’na defnedilecektir.

    Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun.

  • Korkutmak Değil Kazanmak: KURGAN Döneminde Vergi Barışının Akılcı Gerekliliğ

    Korkutmak Değil Kazanmak: KURGAN Döneminde Vergi Barışının Akılcı Gerekliliğ

    Yeni Dönem: KURGAN ve Vergi Denetiminde Dijital Gözetim Çağı

    Türkiye’de 1 Ekim 2025 itibarıyla fiilen uygulamaya giren KURGAN (Kuruluş Gözetimli Analiz Sistemi), vergi denetiminde bir dönüm noktasıdır.
    Bu sistem, e-Fatura, e-Arşiv, e-Defter, MASAK, SGK, Gümrük ve Bankacılık verilerini entegre ederek mükellefleri anlık veri analiziyle izleyen bir yapay zekâ platformudur.
    Amaç, sahte belge düzenleme ve kullanımıyla etkin mücadele etmek; yani devletin “bilgiyi denetime dönüştürmesi”dir.

    Bu hedef teknik olarak yerindedir; çünkü klasik denetim, yıl sonu incelemesine dayanır ve çoğu zaman geriden gelmektedir.
    Ancak, her dijital reformun olduğu gibi bu dönüşümün de ekonomik ve psikolojik bir geçiş maliyeti vardır.

     Gerçek Ekonomi: Faiz, Kur ve Finansman Sıkışıklığı

    KURGAN’ın uygulamaya girdiği tarih, Türkiye ekonomisinin en sıkışık dönemlerinden birine denk gelmektedir.
    Faiz oranları yüksek, kur baskısı sürüyor, reel sektörün finansmana erişimi ise oldukça güçtür.
    Konkordato ilan eden firma sayısındaki artış, işletmelerin nakit akışındaki bozulmanın açık göstergesidir.

    Bu tabloda firmaların temel önceliği “yaşamak” yani üretmek, istihdamı sürdürmek, borcunu çevirmektir.
    Böyle bir iklimde vergi cezalarının artırılması, teminat uygulamalarının genişletilmesi ve özellikle VUK 359 kapsamlı hapis riskinin yaygınlaşması, mükelleflerin üzerinde ciddi bir psikolojik baskı yaratmaktadır.
    Bu baskı, vergi uyumunu teşvik etmek yerine korku üretmeye başlarsa, sonuç tam tersi olur: kayıt dışılık artar.

    Hukuki Çerçeve: KURGAN, VUK 359 ve Yargıtay Gerçeği

    Yargıtay’ın onlarca kararında açıkça görüyoruz:

    • Gerçek bir işlem varsa ama miktar farklıysa bu “muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge”,
    • Gerçek bir işlem yoksa **“sahte belge”**dir.

    Bu ayrım, 2002’den 2021’e kadar tüm Yargıtay 11. Ceza Dairesi kararlarında korunmuştur.
    Ancak uygulamada, bu ayrım çoğu kez “otomatik risk puanlamasıyla” bulanıklaşma riski taşımaktadır.
    KURGAN verisi bir “delil” değil, sadece “ön analiz”dir. Rehber de bunu açıkça söylemektedir.
    Ama pratikte müfettişler, bu veriyi kanaat oluşturmanın merkezi unsuru haline getirirse, masumiyet karinesi zedelenir.

    Vergi hukukunda kast esastır; “bilmeden sahte belge kullanma” suç değildir.
    Ancak 1 Ekim sonrası dönem, “bilme ihtimali vardı” gerekçesiyle bu çizgiyi tehlikeli biçimde genişletmektedir.
    Bu da hem vergi yargısında hem ceza mahkemelerinde dava patlaması riskini doğuruyor.

     Ekonomik Sonuç: Uyum mu, Kayıt Dışılık mı?

    Vergi denetiminin amacı ceza değil, tahsilattır.
    KURGAN ile hedeflenen denetim yoğunluğu, doğru yönetilmezse ters etki doğurabilir:

    • İşletmeler “yanlış anlaşılma korkusuyla” ticaretten çekilebilir,
    • Belgesiz işlem oranı artabilir,
    • Vergi tabanı daralır,
    • Yargı sistemi (vergi mahkemesi, istinaf, Danıştay, Yargıtay) yüz binlerce dosyayla kilitlenir.

    Zaten hâlihazırda vergi uyuşmazlıkları Türkiye yargı sistemindeki en kalabalık dava türlerinden biridir.
    Bir de her “riskli işlem” doğrudan suç duyurusuna konu olursa, bu yük yönetilemez hale gelir.

    Akılcı Çıkış: Ekonomik Suça Ekonomik Ceza

    Vergi kaçakçılığı elbette cezalandırılmalıdır; ancak “ekonomik suça ekonomik ceza” prensibi, çağdaş vergi hukukunun temelidir.
    Örneğin Almanya, Fransa ve İtalya’da vergi kaçakçılığı cezaları hapis yerine yüksek oranlı para cezası + tahsil garantisi ile çözülür.
    Amaç “hapsetmek” değil, “geri almak”tır.

    KURGAN sistemi henüz oturmamışken cezaları ağırlaştırmak, sistemi cezalandırıcı bir refleksle başlatmak anlamına gelir.
    Bu, güveni değil korkuyu büyütür.
    Oysa dijital denetim sistemleri güvenle çalışır; mükellef devlete inanırsa sistem işler.

    Politik Öneriler: Geçişi Yumuşatmak, Tahsilatı Arttırmak

    Bu noktada rasyonel ve adaletli birkaç politika adımı kaçınılmaz görünmektedir:

    1. Önceki Yılları da kapsayan 2025 Matrah Artırımı acilen gündeme alınmalıdır.
      Bu, hem geçmiş dönem risklerini sıfırlar hem KURGAN sistemine temiz başlangıç sağlar.
    2. Vergi Barışı sadece af değil, uyum mekanizması olarak kurgulanmalıdır.
      Öneri: Faiz hariç taksitlendirme + geçmiş dosyalar için “kastın yokluğu” halinde ceza indirimi.
    3. VUK 359 yeniden düzenlenmelidir.
      • “Sahte belge” ile “yanıltıcı belge” açıkça ayrılmalı.
      • Kast unsuru somut kriterlerle tanımlanmalı.
      • KURGAN risk verileri sadece destekleyici unsur sayılmalıdır.
    1. TÜRMOB ve meslek mensupları güçlendirilmelidir.
      Mali müşavir, KURGAN sürecinde hem filtre hem rehberdir. Risk analizinde “ön kontrol yetkisi” verilmelidir.
    2. Ekonomik Suça Ekonomik Ceza Reformu başlatılmalıdır. Hapis cezası yerine para cezası + sicil puanı sistemi uygulanabilir.
    3. KURGAN Geçiş Dönemi Rehberi hazırlanmalı, sistemin ilk 12 ayı “deneme dönemi” sayılmalıdır.

    Sosyolojik Boyut: Devletle Barış, Vatandaşla Güven

    Vergi, sadece teknik bir işlem değil, toplumsal bir sözleşmedir.Devlet, mükellefi denetler ama aynı zamanda onunla “ortaklık” kurar. Bu ortaklıkta korku değil güven egemen olmalıdır. Bugün reel sektörün beklentisi “barışma fırsatı”dır: Af değil, adaletli bir sıfırlama; yeniden başlama şansı. Ekonomik yükün ağırlaştığı, finansman maliyetlerinin boğucu hale geldiği bir dönemde; mükellefi cezalandırarak değil, kazanarak gelir artırmak mümkündür.

    Sonuç Yerine;

    Kayıtlı Kalan Kazanır, Ama Sistemin de Kazandırması Gerekir

    KURGAN sistemi teknolojik bir devrimdir ama ekonomik bağlam göz ardı edilirse, iyi tasarlanmış bir sistem bile kötü sonuçlar doğurabilir.
    Vergi denetimi caydırıcı olmalı, ama aynı zamanda adil olmalıdır. Korkutmak yerine teşvik eden, cezalandırmak yerine uyum sağlayan bir yaklaşım şart. “Vergi adaleti, mükellefin dürüstlüğü kadar, devletin de makul olmasına bağlıdır.” Dolayısıyla bugün yapılması gereken, mükellefi sisteme kazandırmak; kayıt dışılığı değil, kayıtlılığı ödüllendirmektir.

    Korkutmak değil, kazanmak zamanı.
    KURGAN sistemini bir cezalandırma aracı değil, vergi barışının altyapısı olarak kurgulamak, hem devletin tahsilatını artırır hem ekonomiye nefes aldırır.

    Bu ülke üretmeden, üreteni küstürerek büyüyemez.

    Prof.Dr.Ayhan ERDEM

  • Depremzede Hasan, Kaymakamla Birlikte Takımını Tribünden Destekledi

    Depremzede Hasan, Kaymakamla Birlikte Takımını Tribünden Destekledi

    Depremde annesini ve kardeşlerini kaybeden İslahiyeli Hasan, devletin şefkatli eliyle yeniden hayata tutunuyor.

    Protez bacağı, ortez-protez merkezinde yapılan Hasan, İslahiye Kaymakamı Mehmet Soylu ile birlikte tribünlerde takımını desteklerken büyük bir moral kaynağı oldu. Yetkililer, Hasan’ın sağlık durumunun iyi olduğunu ve her geçen gün daha da güçlendiğini belirtti.

    Hasan’ın tribünlerdeki neşesi ve azmi, hem protokol üyelerini hem de taraftarları duygulandırdı. Yetkililer, Hasan’a sağlık ve mutluluk, takıma ise başarı dileklerinde bulundu.

  • İlçe Müftüsü Dr. Mustafa Demir’den Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’ne Nezaket Ziyareti

    İlçe Müftüsü Dr. Mustafa Demir’den Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’ne Nezaket Ziyareti

    İslahiye İlçe Müftüsü Dr. Mustafa Demir, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Destek, Koruma, Güvenlik ve Protokol Müdürü Fatih Yücel’e nezaket ziyaretinde bulundu.

    Ziyaret sırasında kurumlar arası iş birliği ve yürütülen çalışmalar hakkında karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu. Müftü Demir, Müdür Yücel’e nazik ev sahipliği için teşekkür ederek çalışmalarında başarılar diledi.

  • İslahiye’de Arılı Kovan Tespitleri ve Arıcılık Çalışmaları Devam Ediyor

    İslahiye’de Arılı Kovan Tespitleri ve Arıcılık Çalışmaları Devam Ediyor

    İslahiye İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünde görevli teknik personeller, ilçe genelinde arılı kovan tespit çalışmalarına devam ediyor. Çalışmalar kapsamında arıcılarla bir araya gelen ekipler, mevcut durum değerlendirmesi yaparak arıcılığın geliştirilmesine yönelik istişarelerde bulunuyor.

    Yetkililer, yürütülen çalışmaların hem mevcut arı popülasyonunun korunmasına hem de bal üretiminin verimliliğinin artırılmasına katkı sağlayacağını belirtti.

  • İslahiye’de “Vatan ve Kahramanlık Buluşmaları” Duygu Dolu Anlara Sahne Oldu

    İslahiye’de “Vatan ve Kahramanlık Buluşmaları” Duygu Dolu Anlara Sahne Oldu

    İslahiye Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğü tarafından, ilçede yaşayan kıymetli gazilerimiz ve şehit yakınımız ile anlamlı bir etkinlik gerçekleştirildi. “Vatan ve Kahramanlık Buluşmaları” kapsamında düzenlenen program, Fikret Öztürk Ortaokulu öğrencilerinin yoğun ilgisiyle yapıldı.

    Etkinlikte, Gazimiz İsmail Macit, Gazimiz Yusuf Bülbül ve Şehidimiz Seyhan Akar’ın eşi Hatice Seyhan Akar, öğrencilerle bir araya gelerek vatan sevgisi, kahramanlık ve fedakârlık üzerine duygu dolu anılarını paylaştı.

    Konuşmalar sırasında salonda duygusal anlar yaşanırken, gençlerin milli ve manevi değerlerle buluşmasına vesile olan bu etkinlik, katılımcılardan büyük takdir topladı.

    🎖️ Kahramanlarımıza minnettarız.
    Bu anlamlı buluşmada emeği geçen tüm katılımcılara, öğretmenlere ve öğrencilerimize teşekkür ederiz.
    İslahiye Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğü, genç nesillerin vatan sevgisiyle yoğrulmasına katkı sunmaya devam edecek.

  • İslahiye’de Siyasi Hareketlilik Artıyor İlçe Kongreleriyle Siyaset Hız Kazandı

    İslahiye’de Siyasi Hareketlilik Artıyor İlçe Kongreleriyle Siyaset Hız Kazandı

    Gaziantep’in İslahiye ilçesinde siyasi atmosfer yeniden hareketlendi. İlçe başkanlık seçimleri ve kongre süreçlerinin başlamasıyla birlikte partilerde yoğun bir çalışma dönemi başladı. Siyasetin hız kazandığı bu süreçte, esnaf ve vatandaşlar da yeni döneme dair umut ve beklentilerini dile getiriyor.

    Partilerde Kongre Heyecanı: Yenilenme ve Rekabet Dönemi

    İslahiye’de farklı siyasi partiler, ilçe kongrelerini art arda düzenliyor. Parti tabanlarında yeni yönetimlerin belirlenmesi, genç kadroların göreve gelmesi ve teşkilatların güçlendirilmesi hedefleniyor.
    Kongre süreçlerinde birlik ve beraberlik mesajları öne çıkarken, bazı partilerde liste yarışı yaşanıyor. İlçe genelinde saha ziyaretleri, esnaf buluşmaları ve mahalle toplantılarıyla siyasetin temposu her geçen gün artıyor.

    Deprem Sonrası Dönemde Yeniden Ayağa Kalkış

    İlçede yaşanan bu siyasi hareketlilik, 6 Şubat 2023’teki büyük depremden sonra yeniden toparlanma süreciyle de yakından ilişkili. Depremden en çok etkilenen bölgelerden biri olan İslahiye’de, halk hâlâ yaralarını sarmaya çalışıyor.
    Yeni siyasi dönemin, ilçenin yeniden yapılanması ve ekonomik canlanması açısından önemli bir fırsat oluşturacağı düşünülüyor.

    Yerel esnaf, depremin ardından yaşadıkları kayıpların ardından destek beklediklerini belirtiyor. “İlçemizin yeniden ayağa kalkması için hem belediyelerin hem de hükümetin yerel esnafa özel destek programları geliştirmesi gerekiyor.” diyen birçok işletme sahibi, yeni dönemde ekonomiye öncelik verilmesini istiyor.

    Esnafın Talepleri: Destek, Teşvik ve İstikrar

    İslahiye esnafı, ilçede iş hayatının normale dönmesi için özellikle vergi kolaylıkları, düşük faizli kredi imkânları, kira desteği ve altyapı yatırımlarının hızlandırılmasını talep ediyor.
    Birçok işletme sahibi, “Depremden sonra müşteriler azaldı, maliyetler arttı. Şimdi yeniden toparlanma dönemindeyiz. Biz üretirsek, İslahiye de büyür.” diyerek destek çağrısında bulunuyor.

    Gençlerin Katılımı Dikkat Çekiyor

    Kongre sürecinde en dikkat çekici gelişmelerden biri de gençlerin siyasete olan ilgisinin artması oldu. Genç adayların yönetimlerde yer almaya başlaması, ilçede yeni bir dinamizmin doğduğunu gösteriyor. Sivil toplum kuruluşları ve kanaat önderleri, gençlerin sürece aktif katılımının İslahiye’nin geleceği için umut verici olduğunu vurguluyor.

    Yerel Seçimlere Doğru Nabız Yükseliyor

    Yaklaşan yerel seçimler öncesi partiler, kongre süreçlerini teşkilatlarını güçlendirme ve seçmenle yeniden bağ kurma fırsatı olarak değerlendiriyor.
    Siyasi çevreler, “İslahiye’de siyasetin hareketlenmesi, sadece parti rekabeti değil; aynı zamanda ilçenin yeniden ayağa kalkışının da habercisi.” değerlendirmesinde bulundu.

    Yeni Dönemden Beklenti: Siyasetten Hizmete, Söylemden Eyleme

    İslahiye halkı, bu yeni siyasi dönemde artık daha somut adımlar atılmasını bekliyor. İlçenin yeniden imarı, ekonomik kalkınması, eğitim ve sağlık altyapısının güçlendirilmesi gibi konular, vatandaşların öncelikli gündeminde yer alıyor.

    Esnaflar, “Depremden sonra birlik olduk, şimdi sıra geleceği birlikte inşa etmekte.” diyerek siyasete çağrıda bulunuyor:

    “Siyaset konuşulsun ama hizmetle sonuçlansın.”

  • İslahiye’de Huzurlu Yaylası Etkinliği Coşkuyla Gerçekleşti – Pankart Kriz Açtı

    İslahiye’de Huzurlu Yaylası Etkinliği Coşkuyla Gerçekleşti – Pankart Kriz Açtı

    İslahiye Kaymakamlığı ve İslahiye Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen “Huzurlu Yaylası Etkinliği”, vatandaşların yoğun ilgisiyle gerçekleşti. Etkinlik boyunca katılımcıların tüm ihtiyaçları belediye tarafından karşılandı. Halkın hiçbir maddi yük altına girmemesi, organizasyona olan memnuniyeti artırdı.

    İslahiye halkı, bu tür etkinliklerin birlik ve dayanışma ruhunu güçlendirdiğini belirterek emeği geçen tüm kurumlara teşekkür etti.

    Etkinlikte dikkat çeken bir diğer unsur ise İslahiye Belediye Başkanı Sayın Kemal Vural ve aşçısı Müslüm Usta’nın özel bir tarifle hazırladığı yeni lezzet oldu.
    Dana, hindi, tavuk ve kuzu etinin özel soslarla harmanlanmasıyla ortaya çıkan bu yeni tat, “Gavurdağı Döneri” olarak adlandırıldı. Başkan Vural ve ekibi, bu özgün lezzet için patent başvurusunda bulunacaklarını ifade ettiler.

    Bununla birlikte, aşçı Gülten Hanım da etkinlik kapsamında “Gavurdağı Helvası” adını verdiği, tamamen yöresel malzemelerden oluşan yeni bir helva hazırladı. Etkinliğe katılan sporculara hem Gavurdağı Döneri hem de Gavurdağı Helvası ikram edildi.

    Etkinlik öncesinde ise Orman Koruma ekipleri tarafından doğaya beş kasa dolusu keklik salındı. Bu anlamlı etkinlik, doğa dostu bir mesaj olarak vatandaşlardan tam not aldı.

    Ancak etkinlik sırasında gözlemlenen bir pankart tartışma konusu oldu. Üzerinde “Beko” logosu bulunan bu pankartın, hiçbir yetkilinin bilgisi olmadan etkinlik alanına yerleştirildiği ve kaymakam ile belediye başkanının eşlik ettirdiği görüldü. Bu durum, vatandaşlar ve gözlemciler arasında, etkinliğin bir sponsor organizasyonu gibi gösterilmeye çalışıldığı yönünde soru işaretleri yarattı. Yetkililerden, pankartı kimin organize ettiği ve herhangi bir reklam bedeli ödenip ödenmediğine dair açıklama bekleniyor.

    İslahiye, kendi imkânlarıyla bu tür organizasyonları başarıyla gerçekleştirebilecek güçte olduğunu bir kez daha gösterdi. Vatandaşlar, etkinliğin genel anlamda oldukça keyifli ve verimli geçtiğini ifade etti.

    İslahiye, kendi imkânlarıyla bu tür etkinlikleri başarıyla gerçekleştirmeye devam ederken, vatandaşlar organizasyonun genel anlamda son derece keyifli geçtiğini dile getirdi.

  • Enver Polat, Saadet Partisi İslahiye İlçe Başkanlığına seçildi.

    Enver Polat, Saadet Partisi İslahiye İlçe Başkanlığına seçildi.

    İslahiye, bugün siyasî tarihine bir kez daha unutulmaz bir gün ekledi.
    Saadet Partisi İslahiye İlçe Kongresi, yoğun katılım ve büyük bir coşkuyla gerçekleştirildi. Kongre, yalnızca bir seçim değil, aynı zamanda bir inancın, bir davanın yeniden dirilişine sahne oldu.

    Salonu dolduran kalabalık, adeta birlik ve kardeşlik ruhunu yansıttı. İlçe teşkilatından mahalle temsilcilerine, gençlik kollarından hanım kollarına kadar herkes kongrede yerini aldı.

    Kongrede yapılan seçim sonucunda Enver Polat, Saadet Partisi İslahiye İlçe Başkanlığı görevine seçildi. Polat, konuşmasında birlik, samimiyet ve adalet vurgusu yaparak, “İslahiye’de Saadet’in sesini daha gür duyuracağız” mesajını verdi.

    Programa Saadet Partisi’nin önemli isimleri de katılım gösterdi:

    • Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Av. İbrahim Yıldız
    • Bölge Başkanı Cüneyt Yanmaz
    • Gaziantep İl Başkanı Mehmet İslam
    • İl Sorumlusu Abdullah Öztürk
    • GİK Üyesi Mehmet Karalar
    • AGD Gaziantep İl Başkanı Özcan Fidan
    • AGD Kilis Şube Sorumlusu İzzettin Beyaz

    Ayrıca AGD İslahiye İlçe Başkanı Mustafa Dönmez ve çevre ilçelerden gelen ilçe başkanlarının katılımıyla kongre adeta bir kardeşlik şölenine dönüştü.

    Kongre sonunda yapılan konuşmalarda, Saadet Partisi’nin ahlak, adalet ve kalkınma mücadelesinin İslahiye’de yeniden güçleneceği vurgulandı.
    İslahiye’de bu kongre, sadece bir siyasi etkinlik değil; yeniden dirilişin, inancın ve kararlılığın bir göstergesi olarak hafızalara kazındı.

  • Tuğgeneral Selami Akşit Kalp Krizi Sonucu Hayatını Kaybetti

    Tuğgeneral Selami Akşit Kalp Krizi Sonucu Hayatını Kaybetti

    Türk Jandarma Teşkilatı önemli bir ismini kaybetti.
    Tuğgeneral Selami Akşit, İstanbul’daki evinde geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi. Sağlık ekiplerinin tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayan Akşit’in vefatı, teşkilat içinde ve kamuoyunda derin bir üzüntüye neden oldu.

    Aslen Konya’nın Ereğli ilçesinden olan Tuğgeneral Akşit, meslek hayatı boyunca jandarma teşkilatında birçok kritik görevde bulundu. Özellikle kaçakçılık, organize suçlar ve yasa dışı silah ticaretiyle mücadelede gösterdiği başarılarla tanınıyordu. Son olarak KOM Daire Başkanlığı görevini yürütmekteydi.

    Tuğgeneral Akşit, 2021-2023 yılları arasında Kilis İl Jandarma Komutanlığı görevinde bulunmuş, bu dönemde bölgedeki güvenlik ve huzurun sağlanmasına yönelik çalışmalarıyla takdir toplamıştı.

    Cenaze programına ilişkin detayların henüz netleşmediği öğrenildi. Emniyet Genel Müdürlüğü ve İçişleri Bakanlığı tarafından yapılacak resmi açıklamaların ardından tören tarihi ve yeri kamuoyuyla paylaşılacak.

    Akşit’in vefatının ardından sosyal medyada çok sayıda taziye mesajı yayımlandı. Meslektaşları ve vatandaşlar, “Büyük bir kayıp”, “Mekanı cennet olsun”, “Başımız sağ olsun” ifadeleriyle üzüntülerini dile getirdi.

    Tuğgeneral Selami Akşit’in ani vefatı, Türk güvenlik teşkilatında derin bir boşluk yarattı.

  • Ülkü Ocakları İslahiye İlçe Başkanlığından Anlamlı 29 Ekim Semineri

    Ülkü Ocakları İslahiye İlçe Başkanlığından Anlamlı 29 Ekim Semineri

    Ülkü Ocakları İslahiye İlçe Başkanlığı tarafından, “Cumhuriyetin İlanı ve Türk Devlet Geleneği ile Türk Devletleri Teşkilatı ve Turan İdeali Açısından Önemi” konulu seminer düzenlendi.

    29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla gerçekleştirilen etkinlikte, Türk milletinin kadim devlet geleneği, Cumhuriyetin kuruluş süreci ve Turan ideali üzerine kapsamlı sunumlar yapıldı.

    Katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği programda, Türk birliği ve milli şuurun önemi vurgulanarak gençlerin milli değerlere sahip çıkmasının gerekliliği üzerinde duruldu.

    Ülkü Ocakları İslahiye İlçe Başkanlığı, bu tür etkinliklerle genç nesillere milli bilinç kazandırmaya ve tarihsel kökleri hatırlatmaya devam edeceğini ifade etti.

  • İslahiye’de Sert Çıkış: Zenginler Üzerinden Yürüyen Düzen Artık Değişmeli Dedi.

    İslahiye’de Sert Çıkış: Zenginler Üzerinden Yürüyen Düzen Artık Değişmeli Dedi.

    İslahiye Anahtar Parti İlçe Başkanı Hikmet Polat, göreve gelir gelmez yaptığı açıklamayla ilçedeki adaletsiz düzeni hedef aldı. Polat, 24 Ekim 2025 tarihinde gazeteci Abdullah Bilgiç tarafından yayımlanan “İslahiye’nin Hakkı, Hangi Zengine Peşkeş Çekiliyor?” başlıklı haberin ardından, kamuoyunda yankı uyandıran sert ifadeler kullandı.

    Polat açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
    “Haberde bahsi geçen şahıs kim? Bu kişi İslahiye halkı için ne kadar önemli ki, tüm memleket bu şahıs için ışıksız kalabiliyor? Bu şahsa bu fırsatı tanıyan yöneticiler buna nasıl izin verdi? Birileri çıkıp halkımıza bir açıklama yapsın!”

    Yeni seçilen ilçe başkanı Polat, ilçede uzun süredir bazı ayrıcalıklı kişilerin öne çıkarıldığı, halkın ise ikinci plana itildiği bir düzenin oluştuğunu belirtti.
    “İslahiye’de işler artık sadece zenginler üzerinden yürütülüyor. Halkın emeği, hakkı ve sesi görmezden geliniyor. Kimsenin bu ilçeyi birkaç kişinin menfaatine hizmet eden bir yer haline getirmesine izin vermeyeceğiz.” dedi.

    Polat, halkın artık sessiz kalmaması gerektiğini vurgulayarak, “İslahiye halkı aydınlık, adaletli ve eşit bir yönetimi hak ediyor. Bu düzen değişecek, halk yeniden söz sahibi olacak.” ifadelerini kullandı.

    İlçede yaşanan bu çıkış, sosyal medyada da geniş yankı bulurken, vatandaşlar “Artık biri konuştu” yorumlarıyla İlçe Başkanı Polat’a destek mesajları paylaştı.

  • İslahiye’de Konut Teslimi İçin Geri Sayım Başladı!

    İslahiye’de Konut Teslimi İçin Geri Sayım Başladı!

    AFAD’dan Deprem Konutlarıyla İlgili Kritik Uyarı: 45 Günlük Süre Başladı!

    6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerinin ardından İslahiye’de kurayla konut sahibi olan vatandaşlar için önemli bir süreç başladı. AFAD Gaziantep İl Müdürlüğü, borçlandırma işlemlerini tamamlayan ancak konutlarını henüz teslim almayan İslahiye ve Nurdağı ilçelerindeki hak sahiplerini uyardı.

    AFAD tarafından yapılan açıklamada, 7269 sayılı Kanunun 40. maddesi gereğince, borçlandırma işlemlerini tamamlamış vatandaşların 45 günlük yasal süre içinde konutlarını teslim almaları gerektiği vurgulandı.

    Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “06.02.2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler sebebiyle Gaziantep ili merkez ve kırsal mahallelerinden hak sahibi olup, 26.10.2024 (4. Kura), 30.11.2024 (5. Kura) ve 24.01.2025 (6. Kura) tarihlerinde çekilen noter kuralarında adına konut isabet eden vatandaşlarımızdan, alt yapısı tamamlanmış mahallelerdeki konutunu teslim almayan ve borçlandırma işlemleri yapan hak sahiplerinin, konut teslimlerini 45 günlük süre içerisinde gerçekleştirmeleri gerekmektedir.”

    İslahiye ve Nurdağı ilçesinden hak sahibi olan vatandaşların, işlemlerini kendi ilçelerindeki AFAD konut teslim ofislerinde tamamlamaları gerekiyor.
    Diğer ilçelerde hak sahibi olan vatandaşlar ise Gaziantep İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü’ne başvurabilecek.

    AFAD, 01 Ekim – 14 Kasım 2025 tarihleri arasında sürecek bu 45 günlük yasal sürenin sonunda, konutunu teslim almayan vatandaşların hak sahipliklerinin iptal edileceğini hatırlattı.

    İslahiye’de hak sahipleri, olası bir mağduriyet yaşamamak adına AFAD konut teslim ofisine başvurarak işlemlerini tamamlamaya davet ediliyor.

  • 16 AYRI DOLANDIRICILIK SUÇ KAYDI BULUNAN ŞAHIS JASAT’TAN KAÇAMADI

    16 AYRI DOLANDIRICILIK SUÇ KAYDI BULUNAN ŞAHIS JASAT’TAN KAÇAMADI

    Gaziantep İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürüttükleri istihbari çalışmalar sonucunda, 16 ayrı “Dolandırıcılık” suçundan hakkında 16 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan İ.Ö. isimli şahsı kıskıvrak yakaladı.

    Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) tarafından yürütülen titiz takip ve planlama neticesinde, Şehitkâmil ilçesinde saklandığı adrese düzenlenen operasyonla gözaltına alınan şüpheli, işlemlerinin ardından sevk edildiği adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.

    Gaziantep İl Jandarma Komutanlığı, halkın huzur ve güvenliğini sağlamak amacıyla suç ve suçlularla mücadele çalışmalarının 7/24 aralıksız sürdüğünü belirtti.

  • Vefat ve Baş Sağlığı – Mehmet Bahçeli

    Vefat ve Baş Sağlığı – Mehmet Bahçeli

    Kömürcü Sabri Bahçeli’nin Kardeşi Mehmet Bahçeli Vefat Etti

    İslahiye’nin tanınan esnaflarından Kömürcü Sabri Bahçeli’nin kardeşi Mehmet Bahçeli vefat etmiştir.
    Merhumun cenazesi yarın öğle namazına müteakiben Sıdıka Tayyar Camii’nden kaldırılarak İslahiye Mezarlığı’na defnedilecektir.

    Taziye yeri: Ziraat Bankası arka sokağında kurulacaktır.

    Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun.

  • İslahiye’nin Gücü Sedat Ciba ile Yayında.

    İslahiye’nin Gücü Sedat Ciba ile Yayında.

    İslahiye’nin tanınmış isimlerinden Sedat Ciba, ilçemize verdiği destek ve güçlü duruşuyla yeniden gündemde. Hürriyet Mahallesi’nde doğup Pınarbaşı Mahallesi’nde büyüyen Ciba, yıllardır medya ve sosyal projelerdeki çalışmalarıyla tanınan, güvenilir ve saygın bir isim olarak İslahiye’nin sesi oldu.

    Ciba, profesyonel kariyerine İslahiye Radyosu’nda başladı. Ardından Olay TV ve çeşitli televizyon kanallarında önemli çalışmalar yaptı. Türkiye ve Avrupa’daki Türkler tarafından beğeniyle takip edilen sosyal medya projelerinde, Gülnaz ile yürüttüğü kurgu ve kameraman ekibiyle ses getiren işler ortaya koydu. Bu süreçler, Ciba’nın hem deneyimli hem de güvenilir bir figür olduğunu ortaya koyuyor.

    Geçtiğimiz yıllarda ilçemizi derinden etkileyen büyük deprem, maddi ve manevi olarak pek çok İslahiye vatandaşını olumsuz etkiledi. Hayatlarını yeniden kurmak, yaralarını sarmak ve toplumsal dayanışmayı artırmak artık en öncelikli hedeflerden biri. Sedat Ciba, tam da bu noktada halkın yanında olmayı sürdüren ve destek veren bir isim olarak öne çıkıyor.

    Ciba, ilçenin sosyal, kültürel ve ekonomik gelişimine olan ilgisini her fırsatta gösteriyor. Esprili ve sosyal zekâsı yüksek kişiliğiyle, zor zamanlarda insanlara güven ve moral veren bir figür olarak biliniyor. Yaşanan zorluklar karşısında cesur ve sorumluluk sahibi duruşu, İslahiye’de umut ve dayanışmanın simgesi haline geliyor.

    Medya ve basının yerinde durmasını bilmesi gerektiğine inanan Ciba, tarafsızlığı ve güvenilirliğiyle sektörün bir parçası olarak kaldığı yerden devam etmenin önemini vurguluyor. Projelerinin süreceğini belirten Ciba, özellikle ilçemiz için büyük ses getirecek adımlar atmayı planlıyor. Siyasi olarak kapıların zaman zaman kapalı olduğu bir ilçede, doğru ve tarafsız bir yaklaşımla sesini duyurabileceğine ve ilçemize katkı sağlayacağına inanıyor.

    islahiyeli.com olarak Sedat Ciba’ya teşekkür ediyor, onun deneyimi, güvenilirliği ve güçlü karakteriyle platformumuza kattığı değeri vurgulamak istiyoruz. Ciba’nın duruşu, İslahiye halkına hem güven veren hem de moral ve umut sağlayan bir örnek teşkil ediyor.

    Deprem sonrası yeniden ayağa kalkmanın ve yaraları sarmanın önemine dikkat çeken Ciba, ilçemizin geleceğine olan inancını ve kararlılığını her fırsatta paylaşıyor. “Zor zamanlarda birlik ve destek her şeyden daha kıymetli. İslahiye’nin güçlü bir şekilde toparlanması ve yaralarını sarması için elimden geleni yapmaya devam edeceğim” diyor.

    Sedat Ciba’nın duruşu ve projeleri, yalnızca bugün değil, gelecekte de İslahiye’ye moral, güç ve güven sağlayacak bir değer olarak öne çıkıyor.

    Sedat Ciba’nın sitemizde ki ilk köşe yazısını okumak için tıklayın.